12 Haziran 2010 Cumartesi

Sağlam Bir Zemin

Selamların en güzeliyle.

Bugün evde yalnızım. Ailem şehir dışına çıktı. Dönerler yakın zamanda.

Sabahleyin kahvaltıda yumurta yapmıştım kendime, iki tane yumurta kırıvereyim dedim. Mağrifetli olduğumu göstermek için anlatmıyorum. Bu konuda çok mağrifetli de sayılmam zaten. O yüzden yumurtanın bir kısmı tavaya yapıştı zannedersem. E tabi, onları da yiyemedim haliyle.

Kahvaltı bittikten sonra bulaşıkları kaldırdım. Yumurtayı yaptığım tavanın içine su doldurup kenara koydum. Diğer malzemeleri de dolaba yerleştirdim.

Az önce mutfağa gitmiştim. Bir baktım ki tavaya, sabahleyin biraz beceriksizliğimden kaynaklanan heba olmuş yumurta katmanı, suyun içinde yüzüyor resmen. Halbuki, yerken hiç öyle çıkacakmış gibi durmuyorlardı. Bulaşıkları da ben yıkayacağım için, "Bunlar beni kesin uğraştırır" diye geçirmiştim içimden. Ama şimdi, beni uğraştıracak olan yumurta katmanı su içinde yüzüyordu. O an, yumurta kalıntılarıyla aramda geçen konuşmayı sansürsüz olarak aktarıyorum: "Lan, iki bardak suya tav oldun hemen ha."

Bu olay, bana 28 Şubat süreciyle dönüşüme uğrayan, sert görünürken "iki bardak suya tav olan" Müslüman kesimi hatırlattı nedense. 90'larda küresel olaylarla beraber sanki İslam yükselişe geçmiş gibi görünmüş herkese. Sonra (post-modern diye tabir edilen) bir darbe olmuş, ardından herkes yumurta kalıntıları misali suyun içinde yüzmeye başlamış.

Demek ki, temelin sağlam olması lazım. Zemini iyi oturtmak lazım ki, esintiler, rüzgarlar, fırtınalardan dahi etkilenmeyelim. Baskılar, dayatmalar, engellemek isteyenler karşımıza çıkacaktır. Bunların üstesinden gelmek için, kendimizi ve çevremizi iyi gözlemlememiz lazım. Neye inandığımızı, neyin peşinde koşturduğumuzu iyi ve doğru belirlememiz lazım. Bu yolda ilerlerken, çalışmayı bırakmamamız lazım.

Hazır gündemdeyken, insani - İslami yardım konusuna da el atma ihtiyacı duydum. Her insan bir fıtrat üzerine doğar. Yani, her insan hak dine, Allah'ın dinine meyilli olarak doğar. Modern anlamda "insani" olarak nitelendirilen şey, bu fıtratın bir sonucudur. İnsani olarak nitelendirilen şeyler Allah'ın insanlara bahşettiği fıtrata uygundur. Ve aynı zamanda, fıtrat da hak dine uygundur. İslami olanın insani olandan ayrılması söz konusu değildir. İnsani olanın da İslami olandan ayrılması söz konusu olamaz.

Eh, burada bitireyim. Bulaşıklar beni bekler.