Allah'ın selamıyla başlayalım, üzerimize düşenin çok az bir kısmını yapmış olalım.
Hazır böyle başlamışken, açıklayalım bari niye böyle yaptık. Bu bir sorumluluktur açıkçası. Bu dine mensup olup onun gereklerini yerine getirmeyi kendilerine borç bilenler, birbirlerini gördüklerinde selamlaşırlar. Günlük telaş sırasında çok önemli bir şeydir bu. İnsanlar, dünya işlerine dalıp Allah'ı unutabilir. Biri gelip size Allah'ın hala bir yerlerde olduğunu hatırlatır. İşlerinizde dikkatli olmanızı, sonuçta tekrar ona döndürüleceğinizi size hatırlatmış olur.
Müslümanların günlük işlerini düzenlerken ölçütleri hep bu olmuştur: Allah'a döndürülecek olmak... İşlerini buna göre düzenlerler; herhangi bir adaletsizlikten kaçınmaya çalışırlar. Birbirlerini ve gayri müslimleri kırmamaya özen göstermeleri kendileri için daha iyidir. Çünkü, bu dünyanın gelip geçici olduğunu bilip asıl yaşamlarına kendilerini hazırlarlar. Herhangi bir haksızlıktan kaçınmaya özen gösterirler. Kötülükten men edip, iyiliği emretmeleri gerektiğini hatırlatır bu söz onlara.
Sonra, Allah'ın birliğini de hatırlatır. Tevhid inancını hatırlatır. Allah'tan başka bir ilah olmadığını hatırlarlar gün boyu. O'na ortak koşmanın cezasının çok ağır olduğunu hatırlarlar. O'nun emirlerine uymamanın karşılığını göreceklerini bilirler, bu yüzden temkinli davranırlar.
Selam, karşıdakine "Benden zarar gelmez, Allah'ın selamıyla geliyorum sana." demektir. Selam, önemli bir ritüeldir İslam toplumunda. Ne kadar İslam toplumu olmasak da, küçük adımlarla ona doğru ilerlemek lazımdır. Dünya turları bile, küçücük adımlarla başlar...